mavi oda
yaptığımız her şey zihnimizin kontrolünde midir?
Eylül 22, 2012
alternatif bir yol
tüm şirketler benzerdi.bu nedenle araştırmaya hangisinden başlaması gerektüğüne karar veremiyordu.özelliklerine, çalışma şekillerine göre gruplandırmaya çalıştı ama pek bir faydası olmuyordu.elindeki bilgiler sınırlıydı.daha çok şey öğrenmesi gerekiyordu.başlaması gereken yerin manta parapsikoloji enstitüsü olduğuna karar verdi.daha doğrusu öyle olması gerektiğini söylüyordu içindeki ses.internetten bir iletişim adresi ya da telefon numarası bulmayı denedi fakat başarılı olamadı.çıkmaza girmişti her şey.ama bir yolunu bulmalıydı mutlaka.düşünüp taşındıktan sonra kafedeki gizemli kadınla görüşmesi gerektiğinin farkına vardı.hazırlanıp dışarı çıktı.kafeye ulaşması çok uzun zaman almadı.bir fincan kahve isteyip köşedeki koltuğa oturdu ve gizemli kadının gelmesini beklemeye başladı..
Şubat 08, 2012
zor bir seçim
okudukça daha ilginç bilgilere ulaşıyordu.manta parapsikoloji enstitüsü'ne benzer 11 kuruluş daha vardı ve tek ortak yanları yasa dışı araştırmalarla uğraşıyor olmalarıydı.bu araştırmaların birçoğu çalışanlardan bile gizleniyor.yalnızca üst düzey ve sınırlı sayıda kişilerle paylaşılıyordu.araştırmalar farklıydı ancak amaçları tekti.bu amacın ne olduğuna ulaşmak için gereken bilgiler kitapta bulunuyordu ama zaten bu kurumlara sızmış kişiler tüm bilgileri elde edecek seviyeye ulaşamamışlardı.o seviyene gelene dek ya fark edilip saf dışı bırakılmış ya da testleri geçemeyip geldikleri noktaya kadar elde ettikleri bilgileri rapor etmişlerdi.tüm bunları okuyunca daha da netleşmişti kafasındakiler.bu kitabı ona vermeleri aslında bir yardım çağrısıydı.aslında aradıkları zirveye kadar yükselebilecek biriydi.anladığı kadarıyla da ondan bunu yapmasını ya da bunu yapmaya yardım etmesini istiyorlardı.ama o ne yapması gerektiğini bilmiyordu hala..
Şubat 07, 2012
neden su içeriz?
kitabı okumaya devam etti.kadın ile adam arasında geçen ilginç bir diyalog vardı.tekrar tekrar okudu o bölümü..
"kadın: neden su içmek isteriz?
adam: susadığımız için?
k: su yerine başka sıvılar da içmek susuzluğumuzu giderir.
a: evet ama en safı sudur.zaten onları da içerisinde su olduğu için içeriz.
k: doğduğundan bu yana susadığında su değil de başka bir sıvı tükettiğini varsayalım.ve etrafındaki herkesin böyle davrandığını.susadığında su mu istersin hala.
a: o zaman diğer sıvıdan isterdim heralde.
k: bunu söyleyerek suyun aslında temel içecek olmadığını kabul ediyorsun sanırım.
a: hayır.yine de su temel içecektir.ancak su yerine başka bir şey içmemiz öğretilirse onu içeriz demek istiyorum.yani susadığımızda ilk istediğimiz o sıvı olur.
k: bizim de burada öğrenmeye çalıştığımız tam olarak bu.
a: suyun temel içecek olup olmadığı değil heralde.
k: içgüdü dediğimiz şeyin öğrendiklerimiz sonucu mu yoksa genetik olarak mı geldiği.
a: bunun hakkında bir çok araştırma yok mu?
k: var ama bizimkisi biraz daha kapsamlı diyelim.zaten göreceksin sen de.."
ilginç gelmişti bu konuşma.üstünde düşündü ancak bir cevap bulamadı.cevap kitabın ilerleyen sayfalarda olmalıydı ve öğrenmek için okumaya devam etmesi gerekiyordu..
"kadın: neden su içmek isteriz?
adam: susadığımız için?
k: su yerine başka sıvılar da içmek susuzluğumuzu giderir.
a: evet ama en safı sudur.zaten onları da içerisinde su olduğu için içeriz.
k: doğduğundan bu yana susadığında su değil de başka bir sıvı tükettiğini varsayalım.ve etrafındaki herkesin böyle davrandığını.susadığında su mu istersin hala.
a: o zaman diğer sıvıdan isterdim heralde.
k: bunu söyleyerek suyun aslında temel içecek olmadığını kabul ediyorsun sanırım.
a: hayır.yine de su temel içecektir.ancak su yerine başka bir şey içmemiz öğretilirse onu içeriz demek istiyorum.yani susadığımızda ilk istediğimiz o sıvı olur.
k: bizim de burada öğrenmeye çalıştığımız tam olarak bu.
a: suyun temel içecek olup olmadığı değil heralde.
k: içgüdü dediğimiz şeyin öğrendiklerimiz sonucu mu yoksa genetik olarak mı geldiği.
a: bunun hakkında bir çok araştırma yok mu?
k: var ama bizimkisi biraz daha kapsamlı diyelim.zaten göreceksin sen de.."
ilginç gelmişti bu konuşma.üstünde düşündü ancak bir cevap bulamadı.cevap kitabın ilerleyen sayfalarda olmalıydı ve öğrenmek için okumaya devam etmesi gerekiyordu..
Şubat 06, 2012
gönüllüler
"enstitüye gelecek olan bir grubu karşılayacaktım.o gruptaki kişiler hakkında bilgiler vardı önümdeki dosyada.dosyaya göz attığımda pek ortak yanları bulamadım.toplamda 20 kişiydiler ve yaşları 20-24 arasında değişiyorlardı.12 erkek ve 8 kadın vardı grupta.dosyada araştırmalar için gönüllü oldukları yazıyordu ancak araştırma hakkında bir bilgi yoktu.yarım saat sonra odaya biri girdi ve grubun geldiğini haber verdi.dosyayı alıp binanın dışına çıktım.eski model sarı bir otobüs giriş yapmıştı içeri.gidip onları karşıladım ve misafirhaneye yerleştirdim.yemek saatlerini vs. hakkında bilgi verdikten sonra kapıda beni bekleyen kadının yanına gittim.araştırma hakkında konuşmamız gerekiyordu.kadının odasına gittik.kadın konuşmaya başladı:
- hoşgeldin.ben maria.artık birlikte çalışacağız jack..
- memnun oldum.peki şu araştırma ne hakkında?
- zihnin sınırları hakkında birkaç test..
- nasıl yani?
- hepsini anlatacağım ama önce bir şeyler içelim.ne istersin?
- bol kremalı bir kahve..
kadın telefonu açıp 2 kahve istedi.birkaç dakika sonra kahvelerimiz gelmişti.kadın kahvesinden bir yudum alıp konuşmaya başladı:
"niye burdayız? bir araştırma için mi? yoksa sadece idaellerimiz uğruna mı? belki hepsi, belki de hiçbiri.önemli olan neden burada olduğumuz değil burada ne yaptığımız.bu gönüllülerle birkaç hafta boyunca testler yapacağız ve öğrenmek istediğimiz tek şey: zihnimize tam olarak hakim miyiz.."
bir şey diyemeden kadını dinlemeye devam ettim.."
hala kitapta yazılanların gizli olup olmadığı hakkında emin olmasa da yazılanlar fazlasıyla ilgisini çekmişti..
- hoşgeldin.ben maria.artık birlikte çalışacağız jack..
- memnun oldum.peki şu araştırma ne hakkında?
- zihnin sınırları hakkında birkaç test..
- nasıl yani?
- hepsini anlatacağım ama önce bir şeyler içelim.ne istersin?
- bol kremalı bir kahve..
kadın telefonu açıp 2 kahve istedi.birkaç dakika sonra kahvelerimiz gelmişti.kadın kahvesinden bir yudum alıp konuşmaya başladı:
"niye burdayız? bir araştırma için mi? yoksa sadece idaellerimiz uğruna mı? belki hepsi, belki de hiçbiri.önemli olan neden burada olduğumuz değil burada ne yaptığımız.bu gönüllülerle birkaç hafta boyunca testler yapacağız ve öğrenmek istediğimiz tek şey: zihnimize tam olarak hakim miyiz.."
bir şey diyemeden kadını dinlemeye devam ettim.."
hala kitapta yazılanların gizli olup olmadığı hakkında emin olmasa da yazılanlar fazlasıyla ilgisini çekmişti..
Şubat 05, 2012
son test
makarna yapmıştı kendisine.soslar konusunda pek iyi olmadığından ketçap ve mayonezle idare etmek zorunda kaldı.makarnayı tabağa koyup kırmızı plastik şişeyi aldı eline.içinden akan kırmızı şeye baktı bir süre daha sonra da diğer şişeden boşalan beyaz şeye.artık hazırdı ve afiyetle yemesi için onu bekliyordu.çok fazla vakit geçirmeden masaya oturup yemeğe başladı.beklerken soğumasını istemiyordu..
yemeğini bitirip masayı topladı.bulaşıkları daha sonra yıkamak için lavaboya bıraktı.tekrar salona dönüp kitabı okumaya devam etti..
"kadın ve adam masada oturmuş bana bakıyorlardı.kadın önündeki dosyalardan birisini bana uzattı, açıp baktım.zaten bildiğim şeylerdi.londra temsilciliği'nde gerçekleştirdiğim görevlerin dökümüydü.kadına bakıp "bunları zaten biliyorum." dedim.kadın hiçbir şey söylemeden diğer dosyayı uzattı ancak açmama izin vermedi.adam konuşmaya başladı:
- bu dosyada enstitüdeki bundan sonraki görevlerin ve buradaki yönetim şekli hakkında bilgiler var.tabii bunlar sadece birkaç prosedür ancak biz burda prosedürlere önem veririz ve her şeyin bir düzen içerisinde yürümesini isteriz.diğer bir vazgeçilmezimiz de gizliliktir.bu iki kural asla sorgulanamaz ve alınan kararlar tüm üyelerimiz için bağlayıcıdır..
- anlıyorum..
- o zaman dosyayı açıp okuyabilirsin.buradaki ilk görevin için gerekli bilgiler içerisinde yer alıyor..
- peki ya son test?
adam gülerek "tüm testlerden geçtin zaten" dedi.sonra kadınla birlikte ayağa kalktılar.kadın "aramıza hoş geldin" dedi ve beni odada yalnız bırakarak dışarı çıktılar.."
yemeğini bitirip masayı topladı.bulaşıkları daha sonra yıkamak için lavaboya bıraktı.tekrar salona dönüp kitabı okumaya devam etti..
"kadın ve adam masada oturmuş bana bakıyorlardı.kadın önündeki dosyalardan birisini bana uzattı, açıp baktım.zaten bildiğim şeylerdi.londra temsilciliği'nde gerçekleştirdiğim görevlerin dökümüydü.kadına bakıp "bunları zaten biliyorum." dedim.kadın hiçbir şey söylemeden diğer dosyayı uzattı ancak açmama izin vermedi.adam konuşmaya başladı:
- bu dosyada enstitüdeki bundan sonraki görevlerin ve buradaki yönetim şekli hakkında bilgiler var.tabii bunlar sadece birkaç prosedür ancak biz burda prosedürlere önem veririz ve her şeyin bir düzen içerisinde yürümesini isteriz.diğer bir vazgeçilmezimiz de gizliliktir.bu iki kural asla sorgulanamaz ve alınan kararlar tüm üyelerimiz için bağlayıcıdır..
- anlıyorum..
- o zaman dosyayı açıp okuyabilirsin.buradaki ilk görevin için gerekli bilgiler içerisinde yer alıyor..
- peki ya son test?
adam gülerek "tüm testlerden geçtin zaten" dedi.sonra kadınla birlikte ayağa kalktılar.kadın "aramıza hoş geldin" dedi ve beni odada yalnız bırakarak dışarı çıktılar.."
Şubat 04, 2012
slovakya yolculuğu ve manta
"rahat bir uçak yolculuğundan sonra slovakya'ya varmıştım.havalimanında enstitü tarafından gönderilen 2 adam beni karşıladı.arabaya binip enstitüye doğru yola çıktık.birisi arabayı kullanırken diğeri de arka koltukta yanımda oturuyordu ancak yol boyunca hiç konuşmadılar.yaklaşık 3 saatlik bir yolculuğun sonunda enstitünün bulunduğu yere ulaştık.burası sandığımın aksine ıssız bir yerdi.yakınlarda hiçbir yerleşim birimi görünmüyordu.etrafı tel örgülerle çevrilmişti ve enstitü binası dışında ne olduğunu bilmediğim 4 bina daha vardı.kapıdaki güvenlikle anlamadığım dilde birkaç şey konuştu arabanın şoförü, sanırım slovakçaydı.beklemeden içeri aldılar bizi.araba binalardan birinin önünde durdu.bina bir tapınağı andırıyordu ancak hiçbir dini sembol yoktu üzerinde.binanın kapısında duran adam hemen arabanın yanına gelip kapıyı açtı.yanımdaki adama baktım, inmemi işaret etti.arabadan indim, adam da diğer kapıdan indi."son bir test daha" dedi adam ve birlikte binadan içeri girdik.büyük bir salonu vardı.salonun iki yanında merdivenler vardı.soldaki merdivenden 2. kata çıktık.birçok oda vardı bu katta.hepsi birbirinin aynı gibiydi.birine girdik, içeride kimse yoktu.sadece yuvarlak bir masa ve 3 sandalye.odanın her yeri, mobilyalar da dahil, kahverengiydi.adam oturmamı söyledi.sandalyeyi çekip oturdum.hemen ardından içeriye bir kadın ve bir erkek girdi.kadının elinde birkaç dosya vardı.sanırım test başlıyordu.beni odaya getiren adam "başarılar" diyerek odadan ayrıldı.kadın ve adam gelip masaya oturdular.odada onlarla başbaşa kalmıştım.."
okumaya devam edecekti ama karnı acıkmıştı.son okuduğu sayfaya bir işaret bırakıp yemek hazırlamak için mutfağa gitti..
okumaya devam edecekti ama karnı acıkmıştı.son okuduğu sayfaya bir işaret bırakıp yemek hazırlamak için mutfağa gitti..
Şubat 03, 2012
enstitüye giriş
kitapta yazılanlar herkesin kolayca ulaşılabileceği bilgiler gibi gelmişti ona.tek farkı içleriden biri, içeriye sızmış biri, tarafından yazılmış olmasıydı.en azından kitap böyle diyordu.enstitüyle ilgili bilgileri geçip "enstitüye giriş" bölümü okumaya devam etti..
"basit bir kuruluş gibi görünse de buraya kabul edilmem hiç kolay olmadı.onlarca mülakat ve testten geçtikten sonra enstitünün "londra temsilciliği"nde göreve başladım.buradaki 7 aylık görevim süresince enstitü'den gönderilen araştırma sonuçlarını basın kuruluşlarına dağıtma ve basında çıkan haberleri enstitüye gönderme işlerini yürüttüm.enstitüye bağlı olarak londra'da yaşayan birçok profesörle iletişime geçtim.hepsi alanlarında saygın isimlerdi.temsilcilikteki 7. ayımın sonuna gelmeme rağmen benimle çok önemli bilgileri paylaşmıyorlardı.aslında bana yaptırdıkları işi yapmalarına bile gerek yoktu.tüm yaptıklarımı slovakya'daki enstitüden de yürütebilirlerdi.zaten birçoğu önemsiz şeylerdi.asıl önemli işleri temsilcilikteki başka bir grup tarafından yönetiliyordu.tabii tüm bunları öğrenmeye asla yetkim yoktu.sonunda bir mektup geldi.gönderen kısmında "manta parapsikoloji enstitüsü" yazıyordu.zarfı açıp okudum..
"tebrikler..
manta parapsikoloji enstitü'ne yapmış olduğunuz başvuru kabul edilmiştir.."
mektubu temsilcilikteki yetkilere gösterdim.onlar da beni tebrik edip oradaki görevim için başarılar dilediler.böylece slovakya yolculuğum başlamış oldu.."
"basit bir kuruluş gibi görünse de buraya kabul edilmem hiç kolay olmadı.onlarca mülakat ve testten geçtikten sonra enstitünün "londra temsilciliği"nde göreve başladım.buradaki 7 aylık görevim süresince enstitü'den gönderilen araştırma sonuçlarını basın kuruluşlarına dağıtma ve basında çıkan haberleri enstitüye gönderme işlerini yürüttüm.enstitüye bağlı olarak londra'da yaşayan birçok profesörle iletişime geçtim.hepsi alanlarında saygın isimlerdi.temsilcilikteki 7. ayımın sonuna gelmeme rağmen benimle çok önemli bilgileri paylaşmıyorlardı.aslında bana yaptırdıkları işi yapmalarına bile gerek yoktu.tüm yaptıklarımı slovakya'daki enstitüden de yürütebilirlerdi.zaten birçoğu önemsiz şeylerdi.asıl önemli işleri temsilcilikteki başka bir grup tarafından yönetiliyordu.tabii tüm bunları öğrenmeye asla yetkim yoktu.sonunda bir mektup geldi.gönderen kısmında "manta parapsikoloji enstitüsü" yazıyordu.zarfı açıp okudum..
"tebrikler..
manta parapsikoloji enstitü'ne yapmış olduğunuz başvuru kabul edilmiştir.."
mektubu temsilcilikteki yetkilere gösterdim.onlar da beni tebrik edip oradaki görevim için başarılar dilediler.böylece slovakya yolculuğum başlamış oldu.."
Kaydol:
Yorumlar (Atom)