"rahat bir uçak yolculuğundan sonra slovakya'ya varmıştım.havalimanında enstitü tarafından gönderilen 2 adam beni karşıladı.arabaya binip enstitüye doğru yola çıktık.birisi arabayı kullanırken diğeri de arka koltukta yanımda oturuyordu ancak yol boyunca hiç konuşmadılar.yaklaşık 3 saatlik bir yolculuğun sonunda enstitünün bulunduğu yere ulaştık.burası sandığımın aksine ıssız bir yerdi.yakınlarda hiçbir yerleşim birimi görünmüyordu.etrafı tel örgülerle çevrilmişti ve enstitü binası dışında ne olduğunu bilmediğim 4 bina daha vardı.kapıdaki güvenlikle anlamadığım dilde birkaç şey konuştu arabanın şoförü, sanırım slovakçaydı.beklemeden içeri aldılar bizi.araba binalardan birinin önünde durdu.bina bir tapınağı andırıyordu ancak hiçbir dini sembol yoktu üzerinde.binanın kapısında duran adam hemen arabanın yanına gelip kapıyı açtı.yanımdaki adama baktım, inmemi işaret etti.arabadan indim, adam da diğer kapıdan indi."son bir test daha" dedi adam ve birlikte binadan içeri girdik.büyük bir salonu vardı.salonun iki yanında merdivenler vardı.soldaki merdivenden 2. kata çıktık.birçok oda vardı bu katta.hepsi birbirinin aynı gibiydi.birine girdik, içeride kimse yoktu.sadece yuvarlak bir masa ve 3 sandalye.odanın her yeri, mobilyalar da dahil, kahverengiydi.adam oturmamı söyledi.sandalyeyi çekip oturdum.hemen ardından içeriye bir kadın ve bir erkek girdi.kadının elinde birkaç dosya vardı.sanırım test başlıyordu.beni odaya getiren adam "başarılar" diyerek odadan ayrıldı.kadın ve adam gelip masaya oturdular.odada onlarla başbaşa kalmıştım.."
okumaya devam edecekti ama karnı acıkmıştı.son okuduğu sayfaya bir işaret bırakıp yemek hazırlamak için mutfağa gitti..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder