Şubat 08, 2012

zor bir seçim

okudukça daha ilginç bilgilere ulaşıyordu.manta parapsikoloji enstitüsü'ne benzer 11 kuruluş daha vardı ve tek ortak yanları yasa dışı araştırmalarla uğraşıyor olmalarıydı.bu araştırmaların birçoğu çalışanlardan bile gizleniyor.yalnızca üst düzey ve sınırlı sayıda kişilerle paylaşılıyordu.araştırmalar farklıydı ancak amaçları tekti.bu amacın ne olduğuna ulaşmak için gereken bilgiler kitapta bulunuyordu ama zaten bu kurumlara sızmış kişiler tüm bilgileri elde edecek seviyeye ulaşamamışlardı.o seviyene gelene dek ya fark edilip saf dışı bırakılmış ya da testleri geçemeyip geldikleri noktaya kadar elde ettikleri bilgileri rapor etmişlerdi.tüm bunları okuyunca daha da netleşmişti kafasındakiler.bu kitabı ona vermeleri aslında bir yardım çağrısıydı.aslında aradıkları zirveye kadar yükselebilecek biriydi.anladığı kadarıyla da ondan bunu yapmasını ya da bunu yapmaya yardım etmesini istiyorlardı.ama o ne yapması gerektiğini bilmiyordu hala..

Şubat 07, 2012

neden su içeriz?

kitabı okumaya devam etti.kadın ile adam arasında geçen ilginç bir diyalog vardı.tekrar tekrar okudu o bölümü..

"kadın: neden su içmek isteriz?
adam: susadığımız için?
k: su yerine başka sıvılar da içmek susuzluğumuzu giderir.
a: evet ama en safı sudur.zaten onları da içerisinde su olduğu için içeriz.
k: doğduğundan bu yana susadığında su değil de başka bir sıvı tükettiğini varsayalım.ve etrafındaki herkesin böyle davrandığını.susadığında su mu istersin hala.
a: o zaman diğer sıvıdan isterdim heralde.
k: bunu söyleyerek suyun aslında temel içecek olmadığını kabul ediyorsun sanırım.
a: hayır.yine de su temel içecektir.ancak su yerine başka bir şey içmemiz öğretilirse onu içeriz demek istiyorum.yani susadığımızda ilk istediğimiz o sıvı olur.
k: bizim de burada öğrenmeye çalıştığımız tam olarak bu.
a: suyun temel içecek olup olmadığı değil heralde.
k: içgüdü dediğimiz şeyin öğrendiklerimiz sonucu mu yoksa genetik olarak mı geldiği.
a: bunun hakkında bir çok araştırma yok mu?
k: var ama bizimkisi biraz daha kapsamlı diyelim.zaten göreceksin sen de.."

ilginç gelmişti bu konuşma.üstünde düşündü ancak bir cevap bulamadı.cevap kitabın ilerleyen sayfalarda olmalıydı ve öğrenmek için okumaya devam etmesi gerekiyordu..

Şubat 06, 2012

gönüllüler

"enstitüye gelecek olan bir grubu karşılayacaktım.o gruptaki kişiler hakkında bilgiler vardı önümdeki dosyada.dosyaya göz attığımda pek ortak yanları bulamadım.toplamda 20 kişiydiler ve yaşları 20-24 arasında değişiyorlardı.12 erkek ve 8 kadın vardı grupta.dosyada araştırmalar için gönüllü oldukları yazıyordu ancak araştırma hakkında bir bilgi yoktu.yarım saat sonra odaya biri girdi ve grubun geldiğini haber verdi.dosyayı alıp binanın dışına çıktım.eski model sarı bir otobüs giriş yapmıştı içeri.gidip onları karşıladım ve misafirhaneye yerleştirdim.yemek saatlerini vs. hakkında bilgi verdikten sonra kapıda beni bekleyen kadının yanına gittim.araştırma hakkında konuşmamız gerekiyordu.kadının odasına gittik.kadın konuşmaya başladı:

- hoşgeldin.ben maria.artık birlikte çalışacağız jack..
- memnun oldum.peki şu araştırma ne hakkında?
- zihnin sınırları hakkında birkaç test..
- nasıl yani?
- hepsini anlatacağım ama önce bir şeyler içelim.ne istersin?
- bol kremalı bir kahve..

kadın telefonu açıp 2 kahve istedi.birkaç dakika sonra kahvelerimiz gelmişti.kadın kahvesinden bir yudum alıp konuşmaya başladı:

"niye burdayız? bir araştırma için mi? yoksa sadece idaellerimiz uğruna mı? belki hepsi, belki de hiçbiri.önemli olan neden burada olduğumuz değil burada ne yaptığımız.bu gönüllülerle birkaç hafta boyunca testler yapacağız ve öğrenmek istediğimiz tek şey: zihnimize tam olarak hakim miyiz.."

bir şey diyemeden kadını dinlemeye devam ettim.."

hala kitapta yazılanların gizli olup olmadığı hakkında emin olmasa da yazılanlar fazlasıyla ilgisini çekmişti..

Şubat 05, 2012

son test

makarna yapmıştı kendisine.soslar konusunda pek iyi olmadığından ketçap ve mayonezle idare etmek zorunda kaldı.makarnayı tabağa koyup kırmızı plastik şişeyi aldı eline.içinden akan kırmızı şeye baktı bir süre daha sonra da diğer şişeden boşalan beyaz şeye.artık hazırdı ve afiyetle yemesi için onu bekliyordu.çok fazla vakit geçirmeden masaya oturup yemeğe başladı.beklerken soğumasını istemiyordu..

yemeğini bitirip masayı topladı.bulaşıkları daha sonra yıkamak için lavaboya bıraktı.tekrar salona dönüp kitabı okumaya devam etti..

"kadın ve adam masada oturmuş bana bakıyorlardı.kadın önündeki dosyalardan birisini bana uzattı, açıp baktım.zaten bildiğim şeylerdi.londra temsilciliği'nde gerçekleştirdiğim görevlerin dökümüydü.kadına bakıp "bunları zaten biliyorum." dedim.kadın hiçbir şey söylemeden diğer dosyayı uzattı ancak açmama izin vermedi.adam konuşmaya başladı:

- bu dosyada enstitüdeki bundan sonraki görevlerin ve buradaki yönetim şekli hakkında bilgiler var.tabii bunlar sadece birkaç prosedür ancak biz burda prosedürlere önem veririz ve her şeyin bir düzen içerisinde yürümesini isteriz.diğer bir vazgeçilmezimiz de gizliliktir.bu iki kural asla sorgulanamaz ve alınan kararlar tüm üyelerimiz için bağlayıcıdır..
- anlıyorum..
- o zaman dosyayı açıp okuyabilirsin.buradaki ilk görevin için gerekli bilgiler içerisinde yer alıyor..
- peki ya son test?

adam gülerek "tüm testlerden geçtin zaten" dedi.sonra kadınla birlikte ayağa kalktılar.kadın "aramıza hoş geldin" dedi ve beni odada yalnız bırakarak dışarı çıktılar.."

Şubat 04, 2012

slovakya yolculuğu ve manta

"rahat bir uçak yolculuğundan sonra slovakya'ya varmıştım.havalimanında enstitü tarafından gönderilen 2 adam beni karşıladı.arabaya binip enstitüye doğru yola çıktık.birisi arabayı kullanırken diğeri de arka koltukta yanımda oturuyordu ancak yol boyunca hiç konuşmadılar.yaklaşık 3 saatlik bir yolculuğun sonunda enstitünün bulunduğu yere ulaştık.burası sandığımın aksine ıssız bir yerdi.yakınlarda hiçbir yerleşim birimi görünmüyordu.etrafı tel örgülerle çevrilmişti ve enstitü binası dışında ne olduğunu bilmediğim 4 bina daha vardı.kapıdaki güvenlikle anlamadığım dilde birkaç şey konuştu arabanın şoförü, sanırım slovakçaydı.beklemeden içeri aldılar bizi.araba binalardan birinin önünde durdu.bina bir tapınağı andırıyordu ancak hiçbir dini sembol yoktu üzerinde.binanın kapısında duran adam hemen arabanın yanına gelip kapıyı açtı.yanımdaki adama baktım, inmemi işaret etti.arabadan indim, adam da diğer kapıdan indi."son bir test daha" dedi adam ve birlikte binadan içeri girdik.büyük bir salonu vardı.salonun iki yanında merdivenler vardı.soldaki merdivenden 2. kata çıktık.birçok oda vardı bu katta.hepsi birbirinin aynı gibiydi.birine girdik, içeride kimse yoktu.sadece yuvarlak bir masa ve 3 sandalye.odanın her yeri, mobilyalar da dahil, kahverengiydi.adam oturmamı söyledi.sandalyeyi çekip oturdum.hemen ardından içeriye bir kadın ve bir erkek girdi.kadının elinde birkaç dosya vardı.sanırım test başlıyordu.beni odaya getiren adam "başarılar" diyerek odadan ayrıldı.kadın ve adam gelip masaya oturdular.odada onlarla başbaşa kalmıştım.."

okumaya devam edecekti ama karnı acıkmıştı.son okuduğu sayfaya bir işaret bırakıp yemek hazırlamak için mutfağa gitti..

Şubat 03, 2012

enstitüye giriş

kitapta yazılanlar herkesin kolayca ulaşılabileceği bilgiler gibi gelmişti ona.tek farkı içleriden biri, içeriye sızmış biri, tarafından yazılmış olmasıydı.en azından kitap böyle diyordu.enstitüyle ilgili bilgileri geçip "enstitüye giriş" bölümü okumaya devam etti..

"basit bir kuruluş gibi görünse de buraya kabul edilmem hiç kolay olmadı.onlarca mülakat ve testten geçtikten sonra enstitünün "londra temsilciliği"nde göreve başladım.buradaki 7 aylık görevim süresince enstitü'den gönderilen araştırma sonuçlarını basın kuruluşlarına dağıtma ve basında çıkan haberleri enstitüye gönderme işlerini yürüttüm.enstitüye bağlı olarak londra'da yaşayan birçok profesörle iletişime geçtim.hepsi alanlarında saygın isimlerdi.temsilcilikteki 7. ayımın sonuna gelmeme rağmen benimle çok önemli bilgileri paylaşmıyorlardı.aslında bana yaptırdıkları işi yapmalarına bile gerek yoktu.tüm yaptıklarımı slovakya'daki enstitüden de yürütebilirlerdi.zaten birçoğu önemsiz şeylerdi.asıl önemli işleri temsilcilikteki başka bir grup tarafından yönetiliyordu.tabii tüm bunları öğrenmeye asla yetkim yoktu.sonunda bir mektup geldi.gönderen kısmında "manta parapsikoloji enstitüsü" yazıyordu.zarfı açıp okudum..

"tebrikler..
manta parapsikoloji enstitü'ne yapmış olduğunuz başvuru kabul edilmiştir.."

mektubu temsilcilikteki yetkilere gösterdim.onlar da beni tebrik edip oradaki görevim için başarılar dilediler.böylece slovakya yolculuğum başlamış oldu.."

Şubat 02, 2012

manta parapsikoloji enstitüsü

enstitü 2 slovak profesör tarafından kurulmuştu.isminden de anlaşılacağı üzere parapsikoloji alanında araştırmalar yapmak için açılmıştı.bünyesinde birçok profesörü barındırıyordu.merkezi slovakya'da olmasına rağmen birkaç ülkede daha temsilcilikleri bulunuyordu.bu temsilcilikler diğer üyelerle irtibat kurmak ve araştırma sonuçlarını paylaşmakla görevliydiler.saygın bir kuruluş olmasına rağmen parapsikolojiye mesafeli duran gruplar tarafından yoğun şekilde eleştiriliyorlardı.eleştiriler özellikle enstitünün denetlenmeye izin vermemesi üzerinde yoğunlaşıyordu.üyeler dışında hiç kimsenin içeriye girişine izin verilmiyordu.bu tek kesin kuraldı.enstitünün yönetim kurulu 7 üyeden oluşuyordu.kurucu 2 üyenin diğerlerinden tek farkı temsilci görevini üstlenmeleriydi.tüm yasal belgelerde onların isimleri olmasına rağmen kararlar kurul tarafından alınırdı.bir konunun kurulda görüşülebilmesi için 7 üyeden birinin istekte bulunması yetiyordu.görüşme sonucunda kabul edilmesi için oy çokluğu yetiyordu ve bir görüş kabul edildikten sonra tüm üyelerin buna uyması şarttı.bu kurul enstitünün kalbi niteliğindeydi ve uygulanacak her karar önce burada tartışılmak zorundaydı..

Şubat 01, 2012

oniki

mektubu bir kez daha okudu.kimin gönderdiğini düşündü ancak bir cevap bulamadı.belki de mektupta yazıldığı gibi tüm cevaplar kitaptaydı.öğrenmenin tek yolu okumaktı.mektubu zarfına koyup masaya bıraktı.kitabı eline alıp sayfaları çevirmeye başladı.ilk sayfaları hızlıca geçti.önsözü okumuştu zaten.bir sayfa daha çevirdi.sayfada 12 başlık yer alıyordu.bunlar vakıf, dernek, akademi vs. isimleriydi.bunlardan bazılarının isimlerini daha önce de duymuştu.hatta içerisinde bilgi almak için e-posta gönderdikleri bile vardı.ancak bunlar kitapta yazıldığı gibi gizli örgütler değildi ki.bildiklerinin hepsi yasal kuruluşlardı.belki de kastedilen diğerleriydi.ama o zaman hepsinin bu kitapta toplanmalarının bir nedeni olmalıydı.en azından bir ortak yanları..

telefonu çaldı.arayan iş yerinden bir arkadaşıydı.iş ile ilgili bir şeyler soruyordu."hafta sonu bile rahat yok" dese de içinden cevapladı sorularını.5 dakikalık sıkıcı bir konuşmanın ardından telefonu kapattı.artık rahatsız edilmek istemiyordu.tekrar kitabı eline aldı ve sayfada yer alan isimlere baktı.ilk sırada "manta parapsikoloji enstitüsü" vardı.sayfayı çevirip okumaya başladı..