adam kafenin içerisine göz gezdirdi.o kadını arıyordu.kadın da dikkatli gözlerle adamın kitabı getirip getirmediğine bakıyordu.göz göze geldiler.adam kadının olduğu masaya ilerledi.yanına geldiğinde "merhaba" diyerek elini uzattı.kadın da aynı şekilde karşılık verdi ve el sıkışıp oturdular.adam kitabı masaya koydu.deri kabı olmadığını farketti kadın:
- demek kartviziti bulmuşsun.
- evet.ne demek oluyor tüm bunlar?
- kitabı okumadın mı?
- hayır.
- haklısın.uyarılar çok sert.karar vermek zaman alır hep..
o sırada garson adamın yanına gelip bir isteği olup olmadığını sordu.kadının önündeki kahve fincanını gören adam "ben de bir fincan kahve alabilir miyim?" dedi garsona.garson "peki" diyerek ayrıldı masadan.birkaç dakika içerisinde gelmişti kahvesi.kadın konuşmaya devam etti:
- ne öğrenmek istiyorsun?
- amacınız ne?
- bu kitabı sana ulaştırmak.
- neden?
- bir dostumuz senin bize yardımcı olabileceğini söyledi.
- kim?
- kitabı okuduğunda o sana ulaşacak.
- kitabı okuyacağımı nereden biliyorsun?
- okumayacak mısın?
bu soru üzerine bir süre sessiz kaldı.kahvesinden bir yudum aldı.hala kararsızdı ne yapması gerektiği konusunda.kadına dönüp konuşmaya devam etti:
- kafam çok karışık.kitabın içeriğiyle ilgili daha fazla bilgi edinmem gerek.
- gizli örgütler ve onların gizli faliyetleri hakkında tamamen kişisel deneyimler ve örgütlerin içerisine sızmış ajanların verdikleri bilgiler.dolayısıyla bunları bilmek birçok düşman kazandırabilir sana.
- anlıyorum.peki şu kartvizitteki şirketin bununla ilgisi ne?
- tüm cevaplar o kitapta.
kadının cevapları adamın kafasındaki sorulara cevap vermekten çok kafasının daha fazla karışmasına neden olmuştu.ama artık ne yapması gerektiğini biliyordu, kitabı okuyacaktı.kadın kahvesini bitirdi ve "kitaba sahip çık" diyerek ayrıldı kafeden..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder